All Posts tagged боль в шее

BEL VE BOYUN AĞRILARI

BEL VE BOYUN AĞRILARI

BEL VE BOYUN AĞRILARI

 

Bel ve boyun fıtıkları toplumun büyük bölümünü etkileyen yaygın sağlık problemlerinin başında yer alıyor.Her 10 kişiden 8’i bel ağrısından şikayet ederken yaklaşık 1’inde de  bel fıtığına rastlanıyor. Yine her 10 kişiden üçü boyun ağrısından şikayetçi olmakta.Fıtıkların oluşmasında genetik yatkınlığın da önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.Genetik olarak yatkın bu kişilerin kemik, kas ve diğer yumuşak dokularının yapısı bel ve boyun fıtığı riskine daha açıktır.

İnsan omurgası, 33-34 adet kemik yapısındaki omurlardan ve bu omurların arasında elastik bir yapıdan meydana gelen disk denilen kıkırdak yastıkçıklardan oluşur. Omurganın boyun ve bel bölgeleri en hareketli kısımlardır.Bu sebeple günlük yaşantıda yapılan bazı hareketler boyun ve bel omurlarımıza zarar verebilir, disklerin bazı bölgelerde fıtıklaşmasına sebep olabilir.Bu fıtıklar sinir köküne baskı yaparsa ağrı oluşturur ve devamı halinde sinire zarar verebilir. Bacaklara doğru gelişen ağrı ileri dönemlerde sinirlerdeki hasar ve baskı arttıkça his kusurları ve güçsüzlük olarak ortaya çıkar.

Bel ve boyun fıtıklarının en belirgin belirtisi, kol yada bacağa yayılan şiddetli ağrıdır. Ancak bu tek başına yeterli bir bulgu değildir. Genel olarak bel ağrısı olan hasta kendisinde bel fıtığı olduğunu düşünür.Fakat bel ağrısı bel fıtığına bağlı olabileceği gibi Lomber spinal dar kanal dediğimiz omurilik kanalda daralmaya, omurilik tümörüne veya kas iskelet sistemini ilgilendiren diğer hastalıklara bağlı olabilir. Bu yüzden hastanın uzman hekim yardımı alması uygundur.Hastalığın tanısı Röntgen, MR,Tomografi ile uzman hekimler tarafından konulmalıdır.Hastanın şikayeti, belkide basit bir medikal tedaviyle düzelebilecek ya da ciddi bir cerrahi girişim gerektirebilecektir.

Bel ve Boyun fıtıklarında tedavimizin amacı,

1) Ağrıyı ve kas spazmını azaltmak,

2) Hasar gören kısmın iyileşmesini hızlandırmak,

3) Kas gücünü ve hareket yeteneğini yeniden arttırarak günlük yaşam aktivitelerinde kaliteyi arttırmak.

 

Bu amaçla istirahat, ilaç tedavileri, fizik tedavi uygulamaları, egzersizler, ozonterapi ve  çeşitli cerrahi uygulamalar gibi yöntemlerden faydalanılabilir. Uzman hekimler tarafından muayene olunmalı ve tanı konulmalıdır. Cerrahi tedavi seçilmeden önce ozon tedavisi uygulanabilmektedir.

Hastalar genel olarak ameliyatlardan korktukları için alternatif tedavilere başvurmaktadırlar.Fakat çoğu zaman ağrının geçici olarak giderilmesi için seçilen yöntemler ilerleyen zamanlarda mevcut şikayeti dahada artırabilmektedir.Örneğin ağrının ilk başladığı zaman sıcak uygulamaları, masaj ve diğer manuel uygulamalar sakıncalı ve tehlikeli olabilir.

Günümüzde Ozonterapi, omurga ve eklemlerin tahrip edici hastalıkları ve bel-boyun fıtıklarının tedavisinde de çok etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle omurlar arasındaki yastıkçıkların suyunu kaybetmesiyle başlayarak küçük çatlakların oluşması ile seyreden bel ve boyun bölgesinin ağrılı, tahrip edici hastalıkları ve bu bölgelerdeki çok ağrılı fıtıklar ozonterapiden fayda görmektedir.

 

Ozonterapi, cok geniş bir kullanım alanına sahiptir ve etkileri uzun sürelidir.Özellikle bel ve boyun fıtıkları ile bu bölgelerin ağrılı rahatsızlıklarındaki kullanımı yaygınlaşmıştır. Ozon sadece ağrı kesici etkilere sahip değildir. Vücutta ağrı kesici maddelerin üretimini uyarmakla beraber glikozaminoglikan ve kollajen olarak adlandırılan kıkırdak maddelerinin üretimini ve mineralizasyonu da uyarır. Ozonun bu hastalıklardaki başarısı ve tedavideki  etkisinin uzun sürmesi bu etkileriyle açıklanmaktadır.

Boyun ve bel fıtığında ozonterapi:

Boyun ve bel ağrısında ozon tedavisine karar verildiğinde iki yöntemden biri uygulanır.

1)Fıtıklaşmış diskin  içine uygulanan ozon injeksiyonları

2)Ağrılı omurga bölgesindeki kaslara uygulanan ozon injeksiyonları.

 

Boyun ve bel fıtığına sebep olan, bu bölge kaslarında başlayan kas spazmlarıdır.Tedaviye başlarken asıl amaç kas spazmını iyileştirmek olmalıdır.

 

Her iki yöntemde oldukça faydalıdır.Ağrılı bölgedeki kaslara uygulanan ozon yöntemi, teknik olarak daha kolay ve hızlıdır.Ayrıca anestezi veya sedasyon ihtiyacı yoktur. Ameliyathane ve görüntüleme (skopi )gerektirmeden uygulanabilir. Herhangi bir yan etkisi veya riski olmadan uygulanan ozon tedavisi günlük yaşamınızı etkilemez. Şikayetler genel olarak kaslara yapılan ilk ozon  enjeksiyonundan sonra hafiflemeye başlar. Sırasıyla yapılan diğer enjeksiyonlarla dokulardaki harabiyetin iyileşmesi devam eder ve ağrı giderek azalır. Bu tedavi gerçek bir iyileşme sağlayacağından, şikayetin tekrarlaması da önlenmiş olur.

 

 

Disk içine yapılan ozon enjeksiyonu ise ödemden ötürü şişmiş olan diskin çoğunlukla ilk seferde, küçülmesini sağlar.Fıtıklaşmış diskte görülen genişlemeyi daraltarak ve diskin volumünü azaltarak, sinirlere olan baskıyı ortadan kaldırır. Gerektiğinde tekrarlanabilen bir uygulamadır. Narkoz yada neşter kullanılmadığından, uygulama sonrası hastalar derhal normal yaşamlarına dönebilirler.

 

Fıtıklaşmış diskte kaslara uygulanan ozon, disk içine uygulanan ozon kadar etkili olmayabilir fakat  ağrıyı ilk uygulamadan itibaren büyük ölçüde azaltarak yaşam kalitesini hızla arttırır. Kaslardaki iyileşme sonucunda zamanla kas tutulması da iyileşeceğinden , omurga üzerindeki anormal kas spazmlarının etkisi de azalır, böylece hem ağrı hemde postur bozukluğu düzeltilmiş olur.

 

 

 

 

 

 

 

Görüntüle